BİR YABANCI DİLDE AKICI KONUŞTUĞUNUZA NASIL EMİN OLURSUNUZ?

.

Bir süre yurtdışında yaşadıktan sonra kendinizi yeni ve farklı bir kültürün, tarihin ve dilin içinde bulmanız size mükemmel hissettirecek. Çevreniz o ana dili konuşan dostlarla dolu ve alışverişte, işte ve yemek siparişi verirken o dili konuşmaya çalışıyorsunuz! Artık işler o ülkeye uçaktan ilk indiğiniz günkü gibi değil. Aslında, gerçekten muhteşem hissediyorsunuz; ta ki biri “Peki, akıcı konuşabiliyor musun?” diye sorana kadar…

Peki, akıcı konuşabiliyor musunuz? Birazdan 7 ipucu ile buna yanıt bulacağız :)

Akıcı konuşma fikrini kavrayıp akılda oturtmak pek kolay bir iş olmasa gerek. Birçok insan, özellikle de yeni bir dil öğrenmeyi hiç denememiş olanlar, bu işi bir sözlük yutup günün her dakikası insanlarla mükemmel iletişim kurarken en ufak bir hata bile yapmayıp, kelimeleri hiç karıştırmadan konuşmak olduğunu sanıyor. Ancak tüm bunları gerçekten yapabiliyor olsanız da kendinizi kendi ana dilinizde bile ‘akıcı’ olarak tanımlayacak öz güvene sahip misiniz? Belki de HAYIR!?

Gelin ‘akıcı konuşmak’ kavramının doğru tanımlamasını birlikte yapalım: Kolaylıkla, hızlı ve takılmaksızın kendinizi karşınızdaki insan veya insanlara anlatabilmek için çok çeşitli yollar kullanarak anlaşılır bir iletişim kurma ve diyalog oluşturma becerisi.

Peki şimdi akıcı konuştuğunuzu söyleyebilir misiniz?

“Buna ben karar veremem ki!” dediğinizi duyar gibiyiz. Buna siz karar verebilirsiniz. İşte bir dili akıcı konuştuğunuza emin olabilmeniz için derlediğimiz 7 adet ipucu.

Burcu-Günşen---Kaplan--3

 

  1. İNSANLAR ARTIK SİZİN ONLARI ANLAYABİLMENİZ İÇİN ÖZEL BİR ÇABA SARF ETMİYORLAR.

Bu dili ilk öğrenmeye başladığınızda her şey çok esrarengiz görünüyordu ve çok basit bir diyalog bile kulağa entelektüel bir yolculuk gibi geliyordu. Korkmuş ve şaşkın bakışlarınızın yanı sıra gecikmeli ve takılmalı cevaplarınız sizi ele veriyor, karşınızdakiler bir acemi olduğunuzu kolaylıkla anlıyor ve sizin onları rahatlıkla anlayabilmeniz için konuşmalarını yavaşlatıyorlardı. Eğer artık bu kibar ve nazik hareketlerin ortadan kalktığını fark etmeye başladıysanız, akıcı konuşmaya giden yolda çok büyük bir adım atmışsınız demektir.

.

  1. MUHABBETLERE KULAK MİSAFİRİ OLMAYA BAŞLADINIZ DEĞİL Mİ?

Artık akıcı konuşmaya başladığınıza göre, bir kafede otururken çevreden duyulan muhabbetlere kulak kabartabilirsiniz; üstelik duyduklarınız size kuru bir gürültü kirliliği gibi gelmeden! Hatta ve hatta, kasıtlı olarak insanların hayatıyla ilgili detayları dinleyebilirsiniz bile! Tabi yapmasanız daha iyi olur :) Bu gerçekten de büyük bir başarı çünkü artık çevrenizdekileri onlara bakmak zorunda kalmadan anlayabiliyorsunuz. Bundan sonra karşınızdakini anlayabilmek için onun dudağını okumak veya mimiklerinden yola çıkarak mantık yürütmek zorunda değilsiniz!

.

  1. ESPRİLERİ ANLAYIP HERKESLE BERABER GÜLDÜĞÜNÜZ DÜNYAYA HOŞ GELDİNİZ!

Bir stand-up şovu mu? Televizyondaki komedi programı mı? Kolay! İlk zamanlarda arkadaşlarınız size tüm esprileri uzun uzun açıklayıp anlatmak zorunda kalıyordu ancak şimdi ise kimsenin açıklamasına gerek duymadan en gizli, en mecazi esprilerde bile koca bir kahkaha patlatıveriyorsunuz. Bunun olduğunu hissettiğiniz anda kendinizle gurur duymalısınız çünkü bu yeni bir dil öğrenme yolculuğunuzda önemli bir dönüm noktası. Artık yepyeni bir kültürün en ince esprilerini, argo dilini ve küçük ayrıntılarını bile anlayabiliyorsunuz!

.

  1. BİR ŞEY OKURKEN VEYA DİNLERKEN HANGİ DİLİ KULLANIYOR OLDUĞUNUZUN FARKINA VARMIYORSUNUZ, DOĞRU MU?

Bu dili öğrenmeye yeni başladığınızda bu kadarının olmasına imkan tanımamış olduğunuza iddiaya girebiliriz! Ama işte geldiniz ve buradasınız. Okuduğunuz makaledeki birkaç paragrafa, akşam haberlerinde bahsedilenlerden kulağınıza takılan birkaç olaya ve bir konuşma için söyleyeceklerinizi önceden hazırlarken kafanızda seçtiğiniz birkaç cümleye bir de bakmışsınız, ana dilinize ait değiller! Bu da önemi oldukça büyük adımlardan biri ve artık ana diliniz ile öğrenmekte olduğunuz dilin yavaş yavaş aynı seviyeye geldiğine işaret ediyor.

.ezgi-uk-bright

  1. BANKAYA, DOKTORA, POSTAHANEYE GİDERKEN TEDİRGİNLİK YAŞAMIYORSUNUZ, ÇÜNKÜ AKICI KONUŞABİLİYORSUNUZ!

Akıcı konuşmaya başlamadan önce, yabancısı olduğunuz o ülkede doktora kısacık bir muayene olmaya gitmenin düşüncesi bile sizi korkudan titretmeye yetiyordu. Şikayetlerinizi doğrulukla dile getiremezseniz reçetenize ağrı kesici yerine antibiyotik yazılmayacağını kim garanti edebilir? Artık o günler geride kaldı. Banka veznedarlarıyla, postahane görevlileriyle veya bozulan duş ahizenizi tamire gelen ustanız ile tanışıp arkadaş bile olabilirsiniz.

.

  1. ARGO KELİMELERİ VE KÜFÜRLÜ SÖZLERİ NE ZAMAN VE NASIL KULLANACAĞINIZI BİLİYORSUNUZ, GENE DE PEK KULLANMASANIZ DAHA İYİ GİBİ?

Genellikle bir ülkenin yerlileri, aralarına yeni katılan yabancı bir arkadaş edindiklerinde akıllarına gelen ilk iş olarak ona o ülkeye ait ana dilin kötü söz ve cümlelerini öğretmekle başlarlar. Muhtemelen bu sözleri ilk duyduğunuzda size de biraz garip gelmişlerdir. Ancak bugünlerde o lafların hangi durumlarda kullanıldığını ve kullanılacağını algılayabilmekle kalmıyor, aynı zamanda onları nasıl vurgulayacağınızı da çok iyi biliyorsunuz! Elbette küfür etmeyen biri olduğunuzdan hiç şüphemiz yok; ancak yine de öğrenmekte olduğunuz dilde bu tür deyimlerin ne anlama geldiğini bilmenizde fayda var…

 

.

  1. YAPTIĞINIZ HATALARIN FARKINA VARIYORSUNUZ!

Yabancı bir dilde ‘akıcı’ olan kişiler de hatalar yapabilirler. Asıl önemli olan, yaptıkları hatanın farkına varabilecek düzeyde olmalarıdır. Artık akıcı konuşan bir öğrenci olduğunuza göre konuşmanız sırasında yaptığınız hataları kendi kendinize daha sık düzeltiyorsunuz! Tekrar gururlanın; böyle bir beceri sayesinde ileri seviyede olduğunu düşünen ancak kişisel farkındalığını kazanamamış birçok öğrenciden kilometrelerce öndesiniz.

.

Eğer kendinizde bu ipuçlarından en az 4-5 tanesini kesinlikle görüyorsanız, artık yabancı dil konuşanlardan farklı bir ligde, yabancı dili akıcı ve anadili gibi konuşabilenlerin ligindesiniz demektir. AKIN Dil Yurtdışı eğitim olarak sizleri TEBRİK EDERİZ! :)