Yurtdışı Dil Okulları

Neden Gidilmelidir?

Anlıyorum ama konuşamıyorum.” Bu cümle size tanıdık geldi değil mi? Yurtdışında bir dil eğitimi almamızın belki de en önemli sebebi bu klişedir. Türkiye’ de ne kadar iyi bir dil eğitimi almış olursak olalım, kağıt üzerinde ne kadar başarılı olursak olalım, iş pratiğe geldiği zaman çok büyük bir kısmımız bu başarının %20 sini bile gösteremiyor. İşte öncelikle bu durumu kırmak için yurtdışına gitmeliyiz. Bununla birlikte; kişisel gelişim için, kültürel farkındalık için, vizyon için, harika anılar yaratarak bol bol eğlenmek için, yani bambaşka bir SİZ için yurtdışında dil eğitimi almalıyız.

Kimler Gidebilir?

dil eğitimi konusunda hemen hemen hiçbir yaş sınırlaması yok diyebiliriz. Bu eğitimler 8 yaşındaki çocuklardan başlayarak, kendinde bu hevesi bulabilen her yaştaki öğrenciye kapılarını her zaman açık tutar. Kariyerinin zirvesindeki bir iş adamı, kendini ve işlerini daha çok geliştirebilmek için, üniversitede okuyan bir genç bölümünden daha başarılı bir şekilde mezun olabilmek için, henüz 9 yaşındaki bir çoçuk, İngilizceyi sevip, ders olmaktan çıkartmak için yurtdışında dil eğitimine gidilebilir. Yeter ki isteyin, yaşınız bir bariyer olmayacaktır!.. 

Getirileri Nelerdir?

Hiç kuşkusuz en büyük getirisi, Türkiye’ de, mevcut şartlarda asla geliştiremeyeceğiniz seviyede bir PRATİK becerisine sahip olmanız olacaktır. Çünkü gittiğiniz ülkede öğrenmek istediğiniz dili öğrenmenin yanısıra o dili yaşamış olarak geri dönülmektedir. Seviyenizle doğru orantılı, yeterli bir sürede eğitim aldığınız takdirde, çok bariz bir şekilde fark yaratabileceksiniz. Ve bu fark sadece dil becerileriniz konusunda kalmayıp; davranışlarınız, kültürünüz, olaylara bakış açınız, bireysel kararlar verme yeteneğiniz ve daha onlarca farklı konuda kendini gösterecektir.

  • İNGİLTERE
  • AMERİKA
  • MALTA
  • KANADA
  • AVUSTRALYA
  • İSVEÇ
  • İTALYA
  • ALMANYA
  • DİĞER ÜLKELER

Yurtdışında Bir Dil Okulu Seçerken Nelere Dikkat Etmelisin?

Dil okulu seçme konusunda öğrenciler artık çok şanslı! Bundan kısa bir zaman öncesine kadar, okulların seçimleri konusunda bazen sıkıntılar yaşanabiliyordu. Gidilip görülme fırsatı olmamış olan ülkeler/şehirler ile ilgili sadece kağıt üstünde gönderilen verilere dayanarak bilgi veriliyordu. Fakat son yıllarda seyahat imkanlarının artması sonucunda, hemen hemen tüm ülkeleri gezerek, öğrenci gönderilen tüm şehirleri detaylı biçimde ziyaret ederek öğrencilerimize en doğru bilgileri, birinci elden verebiliyoruz. Bu durum hem öğrencilere hem de bizlere doğru bilgi akışı, bilinçli yönlendirme gibi çok önemli kazanımlar sağlamış durumda. Bununla birlikte teknolojik gelişimler, birçok öğrenciye gitmek istediği ülkeyi, şehri, okulu çok detaylı bir biçimde gitmeden ve karar vermeden önce inceleyebilme, forum ve bloglarda ilgili yorumlara erişebilme, yurtdışına çıkan öğrencilerin sayısı çok arttığı için geribildirim alabilme imkanları sağlamaktadır ve bu durum öğrenciler için paha biçilmez bir avantaj sağlamaktadır.

.

ec-oxford

.

Seçim için bazı kriterler vermek gerekirse;

Öncelikli kriter aslında beraber çalışacağınız yurtdışı eğitim firmasını seçmeniz olmalıdır. Çünkü tamamen güven olgusu üzerine inşa edilecek olan ve sizin kayıt aşamanızdan, Türkiye’ye dönene kadar devam edecek bu süreçte size yardımcı olabilecek en önemli yetkilidir seçeceğiniz firma. Bu sebeple okul seçiminden önce firma seçiminde dikkatli olmanız gereken kriterleri incelemenizi öneririz;

  • Öncelikle danışman firmanız mutlaka bir marka değerine sahip olmalıdır. Ufak bir ofis ile açılmış, bilgi içermeyen web sitesi olan, içerisinde tek çalışan bulunan, tecrübesiz, daha önce yurtdışında bulunmamış çalışanları olan  yani profesyonellikten uzak olan bir firma, en ufak sıkıntıda ya da aksilikte sizi çözümsüzlüğe sürükleyecektir.
  • Yardım ve bilgi aldığınız danışmanınız mutlaka daha önce gideceğiniz ülkede veya en az 2-3 farklı ülkede bulunmuş olmalıdır. Bunun önemi, hem size kayıt öncesi danışmanlık yaparken doğru yönlendirmeler yapabilmesi hem de daha sonra karşılaşabileceğiniz muhtemel sorunlarla daha önceden karşılaşmış ve çözebilmiş olması açısından çok önemlidir. Bu durum size sürecinizin her aşamasında GÜVENDE hissettirecektir.
  • Görüşme yaptığınız danışman size mutlaka içten, samimi ve güven verici bir intiba vermelidir. Aksi takdirde görüşmenizden yapmacık geldiğine dair bir izlenim edindiyseniz oraya bir daha uğramamanızda fayda olacaktır. İşini seven, gönülden bilgi veren, yardımcı olmaya çalışan bir kişi, sizi bir sorun çıktığında da yarı yolda bırakmayacak, aynı özveri ile sorunlarınızın çözülmesini sağlayacaktır.
  • Firmanın maddi olanaklarını kestirmeye çalışın, çünkü gerektiği takdirde acil yapılması gereken müdahalalerde masraf olmasın diye(!) sorunlarınız çözümsizlüğe sürüklenebilecektir. Çok ufak hesaplara giren bir firma, bu tutumunu siz yurtdışından dönene kadar da sürdüreceğinden, sizin canınızı sıkabilir.
  • Her sorduğunuz soruda size pembe hayaller kurduran, işin gerçeklerinden ve olası sıkıntılarından bahsetmeyen bir firma, sonrasında da bir sıkıntı çıktığında, gerçekler yerine bahaneler ile karşınıza çıkabilir.
  • Tercih kriterinin ucuzluk olduğu durumlarda; hepimiz ucuz etin yahnisinin nasıl olacağını biliriz. Bu sebeple örneğin; çoğu okul, aynı program ve şartlar için 2.000$ civarında fiyatlara sahipken, eğer siz 500$ lık bir okula gideceksiniz, başınıza gelecek birçok sıkıntıya karşı hazırlıklı olmanız gerekir. Böyle bir tercih durumunda; 12 kişilik sınıflar yerine 20 – 25 kişilik sınıflar, gittiğiniz ülkenin yerlisi bir öğretmen yerine hasbel kader bir eğitici sertifikası almış eğitmenler, 15-20 bilgisayarlı bir çalışma ve kominikasyon odası yerine, 2-3 bilgisayar ve bitmeyen sıra kuyrukları, hocaların sizi tanımaması, yeterince ilgilenmemesi/ilgilenememesi gibi sıkıntılar okul içerisinde başınıza mutlaka gelecektir. Fakat bunun kadar önemli başka bir risk de konaklama konusu olacaktır. Bizler, yani kaliteli ve güvenilir yurtdışı eğitim firmaları, konaklama seçerken hep öğrencilerimizin şartlarını, kriterlerini, varsa özel durumlarını göz önüne alır ve buna göre okullara bilgi gönderiririz. Fakat düşük kalitede bir okulla çalışılacaksa bu şartları yerine getirememe ihtimaliniz maalesef oldukça yüksek hale gelir. Aileninin temizlik konusunda sıkıntısı olması, yemeklerin oldukça yetersiz olması, odaların küçük ve çalışmaya uygun olmaması, ailenin İngilizce konuşmalarında problem olması vb. bir dizi problem öncelikle sizi, sonra da bizi bekliyor olacaktır. Bu çok uygun fiyatlı okullarda bu şekilde problem çıkacağı gibi, çıkan problemlerin de çözüme ulaşma süreleri çok uzun olacaktır ve bizlerin etkin bir rol oynama gücü bu tarz okullarda azalacaktır. Böyle bir tercihte bulunacak öğrencinin, öncelikle bu konularda objektif olarak bilgilendirilmeli ŞARTTIR! İlk olarak dikkat etmeniz ve farkında olmanız gereken husus bu olmalıdır.
Amerika’da dil eğitimi alan AKIN’lı öğrencilerimizin gönderilerine göz attınız mı?